Merhabalar,
"Kahvenin sıcaklığı hem elini hem kalbini yakmakta iken Madam hala farkında değildi belli ki, Beyefendi takındığı tavrı ve söylediği sözleri bir veba misali, etkisini günler geçtikçe gösterecek bir biçimde seçmişti... Alınmazsa kişiyi bir hiçliğe hapsedecek panzehiri ise; Madam'ın iki dudağı arasına kilitlenmişti... Madam ise bi'haber."
Olasılıktan anladığı sadece 'olur' yada 'olmaz' olan adamın, kadını gördüğünde aklına düşen onlarca 'olası' cümleden birini seçemeyişi sadece bir saniye sürmüştü. Pek olası gözükmese de 'olabilir' dedi içinden, bir eldivenle bir elin tokalaşmasını izlerken. Soğuk havanın tetiklediği hızlı hareket etme içgüdüsünden olsa gerek, sıcak sayılamayacak bir 'Merhaba' edildi, hava ile zıtlık gösteren gülümsemelerin eşliğinde. Oturulacak yerin tayini konusunu karşı tarafa bırakan adam, kadının; sebebi soğuk hava olan hızlı hareketlerinin altında yatan, başka bir hissi bastırdığını farketmişti, sanki. ' Ne de güzel' olmuştu heyecanına heyecan ile karşılık bulması, ne de güzel.
Sipariş ettiği çayın ince belli bardakta gelmeyeceğini farkettiği an, bir burukluk içine düşmüş olsa da, karşısındakinin onu ince bellik bir duruma düşürmeyeceğini bildiğinden, tebessümle karşıladı fincanda gelen çayı. Göz temasına önem veren yapısı nedeniyle, kadının gözlerine diktiği gözleriyle, aynı 'önemi' kendisine gösteren kadını gördüğünde bir yudum aldı çayından, teması bozmadan. Yeşillerin savaşından kim galip çıkacaktı bilemezdi adam, ama savaş mıydı bu ? Savaş olsa bile, iki tarafta galip gelemez miydi ? Cevabı ise basit ve bir o kadar 'olasılık' dahilinde idi; gelmeliydi hem de ivedilikle.
Bahsedilmesi mühim noktaları ufak cümlelerle kendince açıklayan kadın, topu karşı tarafa atmakta ustaca davranıyordu. Adam ise farkında olduğu bu ustalığı bir yandan takdir ederken, öbür yandan ona yaraşır bir biçimde, geleni bir gülümsemede yumuşatıyor, gözlerinin yardımı ile de geri gönderiyordu. Alıp vermeler bir yeşilden diğerine devam ederken, kalkmak vaktinin geldiğine karar verdi adam ve kadın. Sessiz bir yürüyüşün ardından kapıyı çalan ayrılık vakti ise, iki adet 'görüşürüz'ün eklenmesiyle son buldu. Adamın aklında, kendinden son derece emin olduğu ' ... yine ' kelimesi, kadında ise adamın 'olası' ' ... yine ' lerinden biri.
Bu bir son değil dedi adam, ' ... yine' lerin bir başlangıcı.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder