29 Nisan 2015 Çarşamba

Neresi burası ?

Merhabalar.Mutlulukla birbirine bakan iki insan gördüm bugün. Nasıl da mutluydular, gelecek hayatlarını belki de ölünceye kadar beraber geçireceklerdi. Peki nasıl oluyor da bu kadar mutlu olabiliyorlardı. Hani mutluluk dediğimiz bu şey hudutları olmayan bir yer mi ? Kendine göre sınıflara ayrılmış az yada çok gibi bölümleri olan bir yer mi ? İsteyen herkes buraya girebiliyor mu ? Peki ya buraya girme şerefine nail olanlar, hangi kata yönlendiriliyor ? Mutluluğun az olduğu mu yoksa mutluluğun çok olduğu yere mi? İyi ama her ikisini de istemeyip orta kararlı bir mutluluk isteyenlere nasıl muamele ediliyor? Buraya kadar gelmişsiniz ama yerimiz yok denilip geri mi çevriliyor bu kişiler. Mutlu olmayı hak ettikleri halde, sırf doğru yeri seçmediler diye mutlulukları ellerinden mi alınacak ? Peki bundan sonra bir daha mutluluk denilen yere gitmek isteyecekler mi acaba ? Yorumsuz...Ah birde şöyle insanlar var ki fikrimce en şanslı olanları, üst tarafta bahsettiğimiz yere isteğimiz zaman girmelerini sağlayıp, istemediğimiz zaman çıkartabildiğimiz, haklarını hiç kaybetmeyen, herkesin gıpta ile baktığı, bir gülüşüyle bütün  aklımızı alabilecek iken, bir damla gözyaşı ile de bütün bir şehri yaktırabilecek değere sahip olanlar.Kısacası sevdiklerimiz. Ne gariptir değil mi onların varlığı ile mutluluk denilen yere sorunsuz bir şekilde yerleşir, sonsuza kadar orada kalacakmış gibi benimseriz yerimizi. Amaan neyse yeter bu günlük bu kadar :)Haydi kendime iyi geceler :)

23 Nisan 2015 Perşembe

Gülelim değil mi ?

Olmuş gecenin bir yarısı. Çoğumuz yatağında, karanlıklardan doğacak güneşin getireceği şeylerden bihaber uyumakta sabah uyanmak ümidiyle.Peki ya uyumayanlar ? Onlara ne demeli. Neydi onları bu güzel gecede uykudan alıkoyan şey. Belki bir söz, belki bir yüz, belki bir şarkı sözü.. Belki de içmiş olduğu kahveler, olamaz mı :)          Merhabalar. Gülmeli, şu hayatta her daim gülmeli insan. Sebepsiz yere, insanları deli edercesine  gülmeli. Kendisine kondurulan her türlü lafa, söze gülmeli insan. Tabi her daim gülelim diyorum ama nasıl olacak bu diye gelmez mi insanın aklına ? Gülmeyi, gülümsemeyi, tebessüm etmeyi ne olmuşta böylesine zor, bulunmaz bir şey olarak kabullenmişiz ki hep sahteleriyle yetinmek zorunda kalmışız. Öylesine sahte ki kendimizi bile kandırmaya başlar olmuşuz. Aptallık değil mi, bütün hayatımız, arkadaşlıklarımız, dostluklarımız, duygularımız büsbütün 'sanal'laşmışken, telefon tuşları ile oluşturulmamış duyguların varolduğuna inanmak ? İçimden evet aptalız dediğimi duyar gibiyim.

 İnsanın sevdiklerinden uzak kalması, başlarına kötü şeyler gelebileceğinden korkması ne kadar iç burkan bir durum değil mi ? Neyse ki kaldı 9 gün, bir sevdiğimiz, değer verdiğimiz insanın yuvasına kavuşmasına. Kardeşim bekleniyor ve seviliyorsun.

Kendime iyi geceler..


  

20 Nisan 2015 Pazartesi

Küçük Sihirbaz

Nedir bu insanlara karşı kendini beğendirme, kendini takip ettirme duygusu anlamış değilim. Çevremdekiler hep bana baksın, beni konuşsun, hep beni hep beni.Kaynağı neydi bu, üstünü kapatmaya çalıştığı ama sadece kendini kandırmakta olduğu, devasa egonun. Egomu yeniyorum düşüncesiyle onu daha büyük daha acımasız bir hale getirirken neyi amaçlıyordu acaba ? Her gün biraz daha üstüne koymaya devam ettiği "ben herkesten farklıyım, herkesten daha iyiyim" düşüncesi ne zamana kadar, nereye kadar karakterinden, ruhundan bir şeyler götürmeye devam edecekti. Bunun sonu var mıydı ? Sona gelip ruhundan kalan son parçasını  da o ego dediği parazite sunacak mıydı ? Peki ya egosu bunu isteyecek miydi ? Kaynağı olan ruhun, karakterin son parçasını alıp, bağımsızlığını mı ilan edecekti ? İlan ettikten sonra ne ile beslenecekti ?  Ruhu olmayan bir beden  ne işe yarardı bu ego için ? Bilinmez..

Kendime iyi geceler..

14 Nisan 2015 Salı

Ayşe Teyzesi

Rambooo rambooo uçan kaçan farketmez, ramboo ramboo hiç affetmez, 12 ayın bekarı; ha ha hah :) Eğlenceli bir şarkıdır tavsiye ederim, Grup Vitamin den 'Rambo'. Merhabalar.  Bugün bir dost meclisinde sohbet ederken bir söz söyledim : ' bi 'merhaba' dese 'iyiyim' diye kitaplar yazacağım insanlar var.' Kaç saattir bu söz aklımda, acaba niye böyle bir serzeniş dolu bir cümle kurduysam anlamış değilim.Acaba aklımın kalbimden bile saklama ihtiyacı duyduğu bu gizemli kişi kimdi, neydi.Neden bir 'merhaba' demiyordu da kitaplar yazdırmıyordu bana, ilginç değil mi ? Yada ben bir şeyler yazmak için öylesine hevesli miydim ki biri çıksa da bir 'merhaba' dese diye kendime bilmeden de olsa baskı mı yapıyordum. Yada belki.. Acaba o birisi bunları okusa nasıl da gülerdi değil mi ? Bir hikayenin konusu, baş rolü, ana karakteri olmak yani hikayenin kendisi olmak nasıl bir duyguydu diye sormak isterdim o birisine, istemeden üstelik bilmeden dahil edilmiş olsa bile. Cidden kim bu 'birisi' ?  Bilmem. Kim bilir belki bir gün çıkar karşımıza da 'işte karşındayım, hikayen karşında duruyor.' der de sana da sadece o hikayenin adını koymak kalır..
Hadi bana iyi uykular :)


13 Nisan 2015 Pazartesi

Hey benim paşa gönlüm

Aman ha adımına dikkat kayar düşer yolunda, aman ha adamına dikkat oyuna gelirsin sonunda.. Ne de güzel şarkıdır, Zerrin Özer'den 'Paşa Gönlüm' değil mi ? Zamanının modasının ötesinde gözlükleri ve sarı saçlarına  birde ufak dans hareketleri eklemiş ki beğenmemek mümkün değil. Tabi şuan ki sanatçılarımızın klipleri kadar albenisi(!) olmasa da hoşa giden bir klip olmuş..  Neyse neden böyle bir değerlendirme içine girdim bende bilmiyorum ama eskiyi özlüyorum biraz da olsa. Gerçi yaşım daha eskiyi özlemek için küçük sayılabilir ama olsun. Bu arada öksürük şurubunun şişesinde  kalan son birkaç damlayı da biraz önce içtim, eczacı ablanın verdiği öğüdü yabana atmayarak. Bir şişe dolusu kimyasal maddeyi vücuduma almak beni üzdü ama işte öksürük denilen nalet şey geçmiyor üstüne artarak devam ediyor. Ama şunu öğrendim ki birşey de başarılı olmak istiyorsan,bir şeyi yenmek istiyorsan sonunda kadar gideceksin, bu öksürük şurubunun son damlası olsada..

O zaman bi Grup Vitamin şarkısı paylaşayım ve yavaştan köşeme çekileyim. İyi uykular bana :)
www.youtube.com/watch?v=LGf6Q3BLULo&list=PLb8caTL5bP7YPVqMH5I9UkpNh2IGWNApO











12 Nisan 2015 Pazar

Şuruplu bir cumartesi

Beni anlamadın ya, ben ona yanıyorum.. Merhabalar.Gözlerimden uyku sel olup taşarken geçtim klavyenin başına yine. Yazacak birşeyim yok ama elbet buluruz birşeyler değil mi ? Biraz önce öksürük şurubumu içtim yine, o garip tadı yine çocukluğuma götürecekti ki beni tam o anda dur dedim yorgunum, bir hüzünlü,ağlamaklı hikayeyi kaldırmaz bu bünye gecenin bu vaktinde.Neden geçmiyorsa bu hastalıkta kaç günden beri, hiç anlamış değilim.Her neyse yukarıda buluruz yazacak birşeyler dedim ama bulamadım.Bu seferlik böyle olsun, kendime iyi geceler :)

11 Nisan 2015 Cumartesi

Naber?

Merhabalar. 80'lere yada 90'lara ait şarkıları niye dinlemez ki insanlar ? Herkeste bir günümüz şarkıları dinleme havası, yeni çıkan anlamsız, biçimsiz sadece bass tan oluşan şarkılar. Belki daha çekici geliyordur bilemem tabi. Ama hiç anlam veremem Ayşegül Aldinç varken Demet Akalın dinleyenlere. Tabi ki Demet ablamızında kendine göre bir sesi ve popüleritesi var ama bilemedim işte. Belki benim geri kafalılığımdandır bu sürekli eski şarkıları dinlemek, eskileri sevmek, olabilir tabi.. Böyle konuşuyorum ama benimde günümüz şarkıları içerisinde sözlerinin hiç bir anlam ifade etmediği sözüm ona 'şarkı'ları dinlediğimde oluyor.Örnek vermek gerekirse Hande ablamızın meşhur 'Naber ' şarkısı. Acayip bir şekilde dilime dolandı ki anlatamam. Okulda  tanıdığım yada tanıyıp selam vermediğim tüm insanlara bu şarkıyı dinledikten sonra 'Naaber' deyip selam veriyorum istemsizce. Aslına bakarsak güzel birşey değil mi insanlara selam vermek. Ufacık bir 'Merhaba' kelimesi ve samimi bir gülümsenin karışımı  olan selamlaşma hareketinin ne kadar güzel birşey olduğunu hatırladım birden.Alt tarafı bir kelime ölmezsin yani söylersen. Var işte öyle birkaç insan, Selam vermenin ayıp veya günah yada iş atma anlamına geldiğini düşünen garip kişiler. Uff baksana nasıl da dolmuşum onlara :)  Sonuç olarak selam vermek önemli bir konu.Neyse ben artık gidiyorum malum sabah konferans var :) He bu arada o kadar 90lar falan dedim, Ayşegül Ablamızdan güzeel bir şarkı paylaşayım da gece gece keyfim yerine gelsin :)

https://www.youtube.com/watch?v=jDDQgbV6jwc






10 Nisan 2015 Cuma

Merhabalar. Rüzgarlı bir cuma gününün öğle vakitlerinde, bir yandan öksürerek bir yandan da kafam da ki devası zor bulunacak sorunlarımı düşünürken, kendimi bu satırları yazarken buldum. Hayat işte ne zaman ne olacağı belli olmuyor değil mi ? Ah neyse bu kilişe dolu hayat şöyle hayat böyle sözlerine fazla girmek istemiyorum. Gerçi şu an ne yazacağımı da pek bilmiyorum ama bir saniye, pardon öksürdüm de, klavyenin üstündeki parmaklarım, aklımdan geçirip oluşturmak istediğim cümleleri, kelimeleri bir an önce yazmak için çaresizce bekliyor ama beklesinler işleri ne ki ?
Blog um da ki ilk yazımın şekilli şukullu cümlelerden, yanarlı dönerli söz oyunlardan oluşmasını çook isterdim ama malum yetenek bu kadar, bünye anca bu kadarına izin veriyor. Neyse ben kaçtım şimdilik, öksürük şurubumu içicem.