İnce belli bardak
Merhabalar,
"'İnsanın kendisine yakışmayan davranışlar sergilemesi' konusunda tebrik plaketleri alacak kıvama gelmiş hareketleriyle, 'ilgi odağı olma' oyununu yine kazanmış, bununla da yetinmeyip zaferini tescil ettirmek gayesiyle, 'Yine de sen bilirsin, ama...' ikiyüzlülüğü ile yapmacık bir gülümseme yerleştirmişti yüzüne."
Adam, sinirlerine hakim olmak kavramının anlamını ve sınırlarını bizlere bir kez daha sorgulatacak olan ifadesizliğiyle, bulunduğu ortamın ifadesini sil baştan değiştirmişti. Başkasına söylense, karşı tarafın bünyesini felç edecek, ruhunu ölünceye kadar yatalak bırakacak parça tesirli sözler, onun sakinlik duvarına çarpıp, sonbaharda dökülen yapraklar gibi yavaş yavaş yere düşüyorlardı. Sırf belini kavrayabildiği için çay içerken sadece ince belli bardak kullanan bu adam, sanki sakinlik kelimesinin vücut bulmuş hali idi. Yapılan saldırılar ne kadar şiddetli, ne kadar acımasız olsa da belini hiç bırakmayacakmış gibi tuttuğu bardaktan aldığı bir yudum çay, tüm bu girişimleri bertaraf etmeye yetip artıyordu bile. Ama karşı taraf da durulacak gibi değildi. Başarısızlıkla sonuçlanan her saldırı, bir sonrakinin daha etkili, daha fütursuzca olmasına sebep oluyordu. Yerlerinden çıkmak pahasına dönüp duran gözler, sözcüklerin ardından ek kuvvet olarak saldırıya katılıyorlardı. Mavi rengin verdiği özgüvenden olsa gerek hedefine son derece keskin bakışlar fırlatıyordu. Ne var ki, hedefin yeşil renkli oluşu, bu keskinlikte ki bakışları yumuşak bir dokunuştan ibaret kılıyordu.
Tüm cepheleriyle sürdürdüğü savaş, ince belliden alınan yudumun sıcaklığında zayıflıyor, yüzdeki gülümsemede kayboluyordu. Ancak bir anda beklenmeyen bir şey oldu, bardağın içinde bir damla çay kalmamıştı. Bu saldıran için son şans olacaktı, hazin mağlubiyeti süslü bir galibiyete dönüştürmek adına. Ruhunda yeşeren zafer umuduyla tüm sözcüklerini ona doğrultmuş, mutlak başarı parolasıyla çıktığı yolun sonuna gelmişti. Derin bir nefesin ardından başlattığı yıkım hücumları, kendini belli etmeye başlamıştı. Ta ki beklemediği anda gelen, tüm planlarını alt üst eden karşı saldırıya dek.
'Bakar mısınız, bir çay daha alabilir miyim ? İnce belli bardakta olsun lütfen.'
Güzel bir akşam geçirmemiz dileğimle.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder