29 Aralık 2016 Perşembe

Taç

Merhabalar,


     'Küfür bir kadına bunca yakışır. Ne muhatabı olmak isterim ne de mahrum kalmak. Hanımefendiciğim nasıl yapsak?' diyerek giriş yaptığı konuşması kadında ne kadar tesirli olur bilinmezdi ama kadına layık gördüğü 'hanımefendi' tacı ona biraz olsun zaman kazandıracaktı. Ne de olsa her kadının hayaliydi bir adamın 'hanımefendi'si olmak, o tacı kafasında taşımak.

      Adam şu edebi ve oynak diliyle bu işinde altından kalkarsa tövbe bir daha dalavereye karışmayacaktı. Yani. Belki... Belki de karışırdı. Sahi kadın neden o tacı çıkarıp adamın yüzüne fırlatmazdı ki?


     Niye fırlatsın ki ?


     Daha önce kim ona bunu layık görmüştü? 'Diğer kadın'dan öteye gidememişti hiç bir zaman. Eli ne zaman tutulmuş, ne zaman gözlerine bakılarak Atilla İlhan okunmuştu? Eh, küçükken babası tutardı ellerini ama Atilla İlhan dokunmamıştı hiç gözlerine.


     Naz yapmak istedi bir an. Ama nasıl yapılacak bilmiyordu. İhtiyacı olmamıştı ya da ihtiyaçtan saymamıştı. 


     Görünmeyen tacını yokladı elleriyle. Yerindeydi. 'Biraz daha dur' dedi, içinden. 'Lütfen biraz daha...'


     'Sizde kalabilir' dedi adam, dışından. 'En yakışanı siz oldunuz.'


     Güzel bir gece geçirmemiz dileğimle.

11 Aralık 2016 Pazar

Şemsiye

Merhabalar,


     Hiç iyi değilim dedi adam... İyi değildi çünkü. Sanki günlerin tuzu eksikti, bir kaşık alıp gerisini bırakıyordu. Bir tutam tuz belki tadını yerine getirecekti ama, tuzluğa kim uzanacaktı ? Hadi uzandı; aldı eline, içinde tuz yoksa kim verecekti hesabını ? 


     Hiç iyi değildi adam... Yağmur olağanca şiddeti ile yağarken kapattı o şemsiyesini. Kaçılacak ne vardı da baştan beri açıktı o şemsiye ? Sırılsıklam olmak kim tarafından yasaklanmış, kimler tarafından hor görülmüştü ? 

     Yüzüne vuran her damla için kahkaha attı adam. Hiçbirine haksızlık yapmadı, her birine, içtenlikle... Adımlarını seyreltti. Daha çok güldü. Durdu. Yağmur mu gözyaşı mı bilemedi... Sonrası, bir adım, bir kahkaha.


     Sırılsıklam oldu adam, elindeki kapalı şemsiyesi ile.


                                                                            ***
   

     

     "Ben yine buralardayım, siz burdasınız, ötekiler burda,
     çorap kitap nişan yüzüğü gözlük kullananlar
     sevimli kafası çalışan iyi insanlar
     benim açlığımla beslenen
     hava durumuna göre din değiştiren
     boş zamanlarında acı çekenler
     çoğalan
     çoğala çoğala tükenenler

     yedekte beklettiğim duygular; işte, korkun
     hayırsever biriyim, bundan da korkun
     batıda yoksul, doğuda varsıl, turnuvalarda sonuncuyum
     adam olmaya doğuştan yeteneksiz
     içimiz konusunda ciddiyim

     sadece kederlere yardım ederim
     bir güzelleştirme fırsatı yakalarsanız 
     değerlendiririm
     görüyorsunuz iki paralık iyi niyetimle
     elimden ne gelirse
     çünkü hep buralardayım, yanıbaşınızda
     hayvanlık ağlıyor biliyorsunuz
     ötekiler ağlıyor
     ama bana inanmayın rol yapıyorum
     ekmek yiyorum, 'nasılsın'lara teşekkür ediyorum
     bebelere tütün içmesini öğretiyorum

     tüm bunlar bir yana
     aslında iyi bir iş arıyorum."

                                                                             OSMAN KONUK
                                                                             -Şiir savaşları

     Güzel bir gün geçirmemiz dileğimle.