14 Eylül 2016 Çarşamba

Normal olmak üzerine

Merhabalar,


     Gördü. İnanmadı. İnanmaya yüreği dayanmazdı. Bıraktı, gitti uzaklara; gördükleri arka cebinde. Kimse bakmadı oraya, elini sürmedi. Dokunsalar yırtacaktı onları; olmadı, yırtamadı. Sordu, anlamak ne ise inanmakta aynı şey dediler. Lambadan çıkan cin diledi sonradan. 3 dileğim var dedi, hepsi aynı sadece virgülleri farklı. Vurgu önemli dedi biri. Özne vurgulanmaktan hoşlanmıyor dedi öbürü. Yüklemin umurunda bile değilsin dedi öteki. Olmadı, bu da olmadı. Cinde çıkmadı lambadan.

     Sonunda anladı. İnandı gördüklerine. Gerekliydi çünkü.


                                                                              ***

     Havalar nasıl dedim, dedi ki normal. 

     Normal birisi olup çıkmıştı son zamanlarda. Ne sıkıcı şey idi normal yaşamak, normal sevmek, normalinden nefes almak. Bünyesi nasıl kaldırıyordu bunca 'normalliği' ? Yorganlara sarınsa, geceler boyu terlese atamaz mıydı vücudundan?  Hiç mi şansımız yoktu, bir fırt alsa şu sigaradan? Ya da belki damar yolundan bir tutam anti-normal. Cadıyı öldürüp, elinden panzehiri alsaydık, bir umut o da mı işe yaramazdı? Halbuki bunların hepsi masal olsa, gece 12'yi vurduğunda farkına varsan her şeyin ? Geride kalan ayakkabıyı da ört pas etsek ? Yine mi olmazdı?

     Normalleşiyorsun. Hem de git gide. Herkes ol, normal olma. Ne olur! 

     Çünkü, bilirim ki normal olan bir daha geri gelmezdi.


                                                                              ***

     "Önce bir gülümseme alayım sizden! Saniyeler evvel vermiş olduğunuz gülümseme cinayet silahının yedeği olarak kullanılacaktır. Olmaz ama olur da silaha davranmaktan vazgeçerseniz biz sizin yerinize gülümsemenizi kullanarak cinayeti gerçekleştireceğiz. Size sadece geride kalan ölüye uzaktan el sallamak kalacak. Son bir güzellik yapıp, mezarına çiçek göndermek mahiyetinde, bana..."

     Peh. Olmadı. Tat vermedi. Konu güzeldi, devamı gelmedi. Kalem bir yazdı, iki üstünü çizdi. Göz baktı, akrep ilerledi. Akrep durdu, Siyabend konuştu. Siyabend durdu, ne olduysa burada oldu. 

     Eylül geldi, devamı bulundu. Kalem bir yazdı, iki üstünü... Kalem ? 

     Kalem mi?

     Kalem ikiye çaresiz idi.


  

     Güzel bir gece geçirmemiz dileklerimle.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder