26 Şubat 2016 Cuma

Saat 01.35

Merhabalar,


     "Bilincinde olduğu eyleminin Madam üzerinde bıraktığı etkiyi hesaplamak bir yana dursun, Madam'ın kendisine atmaktan ziyade fırlatmakta olduğu zarfları açmaktan bile biçare kalan Beyefendi mahzunca yudumladı ballı kış çayını, bir çift gözün parıltıları altında."


     Saat olmuş 01.32 ya da 01.33. Kalemin ucundaki bilyenin yazmak için değil karalamak için döndüğü; can evinden vurulan siyabendin acısını paylaşıp, bilemedikleri o dünyanın onlara anlatıldığı; yüz kusur yıllık tarihi olan bilim dergisinin şanına yakışmayan bir şekilde altlık olarak kullanıldığı; sırf seher vakitlerinde olunduğu için olmayan seher vakti hüzünlerine dalınan; ihtiyaç duyulduğu halde hasret olunmayan gece uykularının yine kayıplara uğradığı; kırmızılı bardaktan içilen kahvenin gözkapaklarına yapmacık bir emirle 'kapanmamalarını' söylediği; başka bir zamanda, başkalarının görüp de garipseyeceği o aptal gülümsemenin yüzde yer ettiği vakitlerdi...


     Saat olmuş 01.33 ya da 01.34. Adamın gözü yamuk kesilmiş ve birazda sıkılmış limon parçasının üzerinde. Yanındaki 'yaprağı andıran' desenli su bardağı  kullanılmışlığın verdiği mahcubiyet ile gölgesi ardına saklanır vaziyette. Bunları üzerinde taşıyan sehpa ise alabildiğine moderne.


     Saat olmuş 01.34 ya da ?

     Ya da ?

     Ya da ne ?

     ...

     Saat olamamış 01.35...


     Olsa ne olur, olmasa ne ?


     Güzel bir gece geçirmemiz dileğimle.


     

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder