25 Ocak 2017 Çarşamba

Canım sağ olsun.

Merhabalar,


     Siz hiç ah aldınız mı? Belli, almamışsınız. Tavsiye etmem; almayın. Verdiğiniz paraya değmiyor. Tecrübe ile sabit.

                                                                             
                                                                            ***

     Yine ilk cümleyi bulamadım. İkincisi için zorladım, olmadı, boşa attım. Kağıdın altında Oğuz Atay, onunda altında Cemal Süreya; kulaklıkta da Yıldız Tilbe mevcut ama olmayınca olmuyor. Olmadığıyla kalsa iyi; bir göz kırpımı aralığında üzüyor, bir çift kalp atımınca kırıyor. Ve saatler geçiyor.

     ...

     Yenice yere uzandım. Kalemi de bıraktım. Yıldız Ablayı da kapattım. Sebebi neydi demeyin, onu da anlamadım. Bakma öyle Oğuz Abi, vallahi anlayamadım.

     ...

     Saat 02.30 ve yine bilmem kaçıncı cümleyi bulamayışım.

     ...

     'Cemal Abinin elindeki sigara sarma mı yoksa Maltepe mi ?' diye bir an meraka kapıldım. O an merakım geçti, üşengeçliğim galip geldi.

     ...

     Yazı gerçekten sıkıcı bir hal almaya başladı.

     ...

     Sabahı Nur Yoldaş'ın sesinden Sultan-ı Yegah ile karşıladım. Gece de Candan Erçetin'in Canı Sağolsun'u buyur etti beni. Oturttu yanına, sıktı omzumu. Varsın olsun, canın sağ olsun dedi. Olduramıyorum dedim; ikircikli davranıyorum, 2 kere 2 yi 4 edemiyorum. Cevap aynı. Canın sağ olsun.

     ...

     Saat 01.23. Yazacak çok şey var ama yerim dar.

     ... 

     Tüm gün gülüşlerimin arkasındaki beni izledim. Sanırım bende maskeli balodaki sahte yüzlerden biriyim. Yok yani, öyle olmasa neden neşeli gözükmek için kendimi zorlayayım değil mi? 

     Evet. Katılıyorum. Ben bir sahtekarım. Ve bu işi iyi yapıyorum.

     Ama olsun, varsın sahtekar olsun.


     Canım sağ olsun değil mi ?



     Güzel bir gece geçirmemiz dileğimle.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder